Images

Tutunamayanlar


Ne olurdu biraz daha tutun saydın hayata, yazsaydın ruhumuzu da öyle ayrılsaydın aramızdan. Gerçi bir yandan da iyi oldu erkenden gittiğin, senden sonra neler yaşadık bir bilsen, biri çıkageldi bize çağ atlattı. Biz farklı yönlere baktığımızdan olacak farklı çağlara doğru atladık her hal, her şey bi karıştı ki sorma. İnsanlarımız artık senin zamanında ki kadar bile düşünmüyor, kullanmadığımız organı sarıp sarmaladık ki değeri biline.. 

Eğitim dersen içler acısı, öğrencileri kısaltılmış harflerin peşinde yarış atı misali çatlatıp, ellerine tabletleri tutuşturduk. Kimse okumuyor, ezbere diploma peşinde, diplomada tek başına işe yaramıyor ya. Sanaldan kurtlar la dolu bir nesil yetiştirdik ki, kurt sütü yerine Amerikan sütüyle beslenen. İnsanlık kendi etrafında o kadar dolanıyor ki korkuyorum, dünya da onlara benzeyip” yeter be Güneşin etrafında dolanıp durduğum bende yoruldum” diyecek diye.
Ruhumuz kalmadığından mı nedir, hep eskileri sevip, geçmişi yaşar olduk, bitpazarına nur yağıyor artık anlayacağın. Belki de bu yüzden kırk yıl evvel yazdığın ilk kitabın Tutunamayanları tartışmak için yüz on beş yıllık bir mekan da buluştuk. Biz kim miyiz?
“Thyke 12 bir okuma grubunun 12. grubu. Thyke olarak yasalarımız bile var
Thyke kuralları Kitap sahibi: Okunacak kitabı seçen üyeyi; ifade etmektedir. Madde 1: Her ay bir kitap okunur. Madde 2: Toplantılar, her ay gurubun istediği yer ve zamanda yapılır. Madde 3: Toplantılara "zorunlu haller" ve "beklenmedik durumlar" dışında üst üste üç kez katılmayanların gruptan ayrılması talep edilir. Madde 4: Toplantılar en az dört kişinin bir araya gelmesi ile yapılır. Toplantı yeter sayısı sağlanamaz ise bir araya gelenler tarafından bir sonraki toplantı tarihi ve yeri saptanır. Madde 5: (Kitap sahipliği) Üyeler sırayla (bu sıra üyelerin seçeceği bir usulle belirlenir) kitap sahibi olurlar. Ancak hiçbir üye iki toplantı üst üste kitap sahibi olamaz. Madde 6: (Kitap sahibinin sorumlulukları) Kitap sahibi, Seçmiş olduğu kitabın yazarı hakkında bilgi edinmekle, Toplantı yerini belirlemekle, Üyeler arasında toplantı ile ilgili koordinasyonu sağlanması için, grup iletişim sorumlusu ile birlikte ortak çalışma yapmakla yükümlüdür. Madde 7: (Okunacak kitabın seçimi) Her toplantıda bir sonraki toplantıda tartışılacak kitap belirlenir. Bu belirlemede sıra kendisine gelen kişinin seçtiği kitap esas alınır. Kitap seçiminde ortak karar aranmaz, sıra kendisinde olan üyenin seçimi yeterlidir. Madde 8: (Seçilemeyecek kitaplar) Siyasi ve dini içerikli kitaplar ile Teknik içerikli kitaplar seçilemeyecektir. Madde 9: (e-mailler) Grubun ortak kullandığı e-mail adreslerine "forward" mail atılması, mailin içerik olarak grubu ilgilendirdiği haller hariç, yasaktır. Madde 10 : (yeni grupların oluşumu) Kitap kulübü bünyesinde kurulacak olan yeni gruplar için yeter sayı "altı”dır. Altı kişinin talep etmesi halinde yeni grup oluşturulacak ve bu grubun ilk toplantısı ve organize edilmesi genel kurulda belirlenen "iletişim grubu" tarafından sağlanacaktır. Gruplar için maksimum üye sayısı "on dört"tür. Ve bunun aşılması halinde yeni grup, grup yeter sayısı da dikkate alınarak, oluşturulacaktır. Madde 11: THYKE bünyesinde kurulu grupların işleyişini düzenleyen bu kurallar değiştirilemez.


Dedim ya çağ atladık, tutamaçlarımız kimi zaman elimizde kalsa da yapıştırıp tekrar tutunuyoruz anlayacağın. Tutunamayanları tartışmak oldukça zor bir mesele ya, matematikten anlamayan bir millet olarak, türevi iyi kullanır olduk. Anlayamadığımız kitapları, yazarları, anlamak gibi neşriyatlar yazıyor anlayan yazarlar. Tutunamayanlar 54. baskısını yaptı kırk yılda, sevenleri kadar sevmeyenleri de var. Yazdığın mekan yıkılmak üzere bu aralar, anıtlaştıramadıklarımızdan. Anıtlaştırabilseydik orada buluşurduk, belki Olric de katılırdı aramıza.
Kitap sahibi hocamızın, senin hayatın ve eserlerin le ilgili bilgilendirmesiyle başladı toplantımız. Yağmur sevgili salak günlüğün içinde kurumaya çalışırken, biz Tutunamayanların sayfalarında kaybolduk. Selimin karamsarlığına, Turgut un tuhaflıklarına takıldık. Kah koşuk okuduk, kah şiir dinledik, bir ara perde deyip sahneye çıktık. İmlasızlıktan nefes nefese kaldık. Aşk gibi. Mizahına şapka çıkarıp kahkahalar attık, satırları takip ederken, kelime oyunlarını oynadık. Zamansız bir kitap oluşuna, ya da zamanın gerisinde kalışımıza yandık. Okumayı sevmeyenin okuyamayacağı bir kitap dedik. Yarı da kalanlar mutlaka okunması gerektiğini ifade etti. Kitabı tartışmayı bitirip ayrılanların ardından, hocamız kalanlar la kitap hakkında yazılanlar la devam etti. Köşedeki cam şişelerin aksi, çalan müziğin melodisi, masadaki tuzlukla biberliğin çelik miğfer giymiş cola şişelerini andırması her şey güzeldi de. Camdan görünen görüntüye, budanmış çınarların içler acısı haline acıdı içim, birde Filize. Sonra her zamanki gibi hesabı ödeyip ayrıldık, bir sonraki kitabı herkes ayrılmadan seçmiştik zaten.
Senden sonra çok şeyler yazıldı senin hakkında, genlerinden gelenler de oldu. Milletçe en çok satılan ve de anlaşılamayan birini anlayıp Nobel verdiler. Ön yargılarımızdan görmemezliğe geldik.  Bizim anlayamadık larımıza, bizi anlayamayanlara cahil deyip geçtik. Evrim teorisin de maymundan gelmediğimize karar verdik ya gidişatımız pekiyi değil, gelecekte senin yazdığın gibi sadece başımız ve malum yerimiz yerine her yanımızı kaplayabilir kıllar.
Biz ruhuna Fatiha okurken, sende yazamadığın ruhumuza, bir şeyler oku oralardan..

Nurten Yurt

0 yorum :